• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Vajinismus
 Vajinismus vajina ağzını çevreleyen kaslarda vajinal girişi engelleyecek nitelikte sürekli ya da tekrarlı bir biçimde kasılmaların olmasıdır.
Erken Boşalma ve Sertleşme
  Erkeklerde en sık görülen cinsel sorunların başında gelir. En genel anlamı ile cinsel ilişkide erkeğin kontrolü dışında boşalmasına erken boşalma denir.
Cinsel İsteksizlik
Cinsel istek sinir sistemi, endokrin sistem, biyolojik yapı, psikolojik etkenler sosyal ve kültürel yapılar tarafından etkilenen son derece karmaşık bir durumdur.

Anasayfa

Online Terapi Danışmanlık Hizmeti Verilmektedir.
Sentez İstanbul Terapi Danışmanlık Merkezi           



Bireysel terapi bir kişiyle yapılan bir psikoterapi türüdür. Kişi terapi sürecini tek başına takip eder. Daha çok sorunun kişinin kendi bireysel dinamiklerinden kaynaklandığı düşünüldüğü durumlarda tercih edilir. Ancak sorunun ilişkisel ailesel bağlamlardan kaynaklanması durumu bireysel psikoterapiyi dışlamaz. Tam tersine bu durumlara da son derece etkili olduğu klinik deneyimlerimiz arasındadır. 
   1-Evliliğinizde eşinizle birlikte bütün çabalarınıza rağmen halledemediğiniz sizi ve eşinizi rahatsız eden sorunlarınız varsa bir evlilik terapistine başvurmanız çözüm için atacağınız en önemli adım olabilir.         2-Evliliklerinde uyum, ayar ve iletişim sorunu yaşayan çiftlerin konuyu aralarında samimiyetle konuşmak çok önemli bir adımdır. Çoğu zaman çiftler bunu tek başlarına başaramaz. Evlilik ve aile terapileri eşlerin bütün çabalarına rağmen çözüme kavuşturamadıkları sorunlarını ortadan kaldırmak için eşlere yardım amaçlı düzenlemelerdir.
İlk Çocukluk Dönemi         Çocukluk dönemi yaşantımız bizim gelecekteki kişiler arası ilişkilerimizi, kendimize olan öz güvenimizi,  kişilik  yapılanmamızı  kısacası yaşam karşısında nasıl bir pozisyonda olacağımızı belirleyen en önemli, en temel yaşam biçimidir.          Bir çocuğun gelecekteki yaşamını sırasıyla  en çok 0-1 yaş ondan sonra 0-3 yaş, 0-6 yaş ve 0-12 yaşarasındaki yaşam dilimi belirler. 
Freud Erişkin kişiliğinin temel gelişiminin bebeklik ve erken çocuklukta oluştuğuna İnanır Freud’e göre her birimiz çocukluğumuzda bir takım gelişim dönemlerinden geçeriz. Her dönemin belirleyici özelliği cinsel yönden birincil derecede duyarlı bölgedir ve her evrenin yetişkin kişiliğinde bir etkisi vardır. Psikanalitik kuramda bu evrelere psikoseksüel gelişim evreleri denilir.
Kendiliğinden oluşan doğal bir zihin durumu olan hipnoz insanlık tarihi kadar eskidir. Biz farkında olsak da olmasak da kabul etsek de etmesek de günlük hayatın akışı içinde bu zihin durumunu hep yaşarız. Örneğin bir sevdiğimiz bir filmi izlerken bizi çağıran birini duymayabiliriz. Televizyon reklam sektörü bu hipnoz durumunu çok kullanır. Kısacası hipnoz trans ve telkinin bir arada olduğu farklı odaklanmış bir bilinç halidir.
Vajinismus kadının istemesine rağmen partneri ile cinsel ilişkiye girmekten korkmasıdır. Bu korku basit bir korku değil kadının bedenini etkileyecek düzeyde yüksek bir korku olup ilişki denemelerinde vajen kaslarının kişinin kontrolünün dışında kasılmasına neden olur. Hatta bu kasılmalar sadece vajen kasları ile sınırlı kalmayıp özellikle belden aşağısında daha çok olmakla birlikte tüm vücutta da olabilir.
 Erkeklerde en sık görülen cinsel sorunların başında gelir. En genel anlamı ile cinsel ilişkide erkeğin kontrolü dışında boşalmasına erken boşalma denir. Bazen cinsel ilişkiye başlamadan önce bile boşalma olabilmektedir. Bazen birleşmenin ilk birkaç hareketinde veya ilk saniyelerinde boşalma olabilmektedir. Erkeklerin bir kısmında erken boşalma her ilişkide problem olabilirken bazılarında ise zaman zaman problem olabilir.
Cinsel istek sinir sistemi, endokrin sistem, biyolojik yapı, psikolojik etkenler sosyal ve kültürel yapılar tarafından etkilenen son derece karmaşık bir durumdur.         Bütün yazarlar cinsel isteğin esas olarak bir içgüdü olduğu konusunda hem fikirdir. Ancak stres, psikolojik travma, ilişki sorunları nasıl uyku düzenimizi, sinir sistemimizi etkiliyorsa aynı şekilde duygusal ve sosyal problemlerin insanın cinsel istek düzeyini etkileyebileceği bilinen bir gerçektir.
   Sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde yeterli ereksiyonu sağlayamama ya da cinsel aktiviteyi bitirinceye kadar sertleşmeyi sürdürememe halidir.          Erkekte sertleşme sorunu çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Bir ucunda birleşme için hiçbir koşulda hiçbir sertleşme elde edememe diğer uçta daha önce iyi bir işlev gördüğü halde belli bir partnerle cinsel işlevini yerine getirememe gibi değişik görünümlerde ortaya çıkabilir.
Kadında orgazm bozukluğu olağan bir cinsel uyarılma evresi olmasına rağmen orgazmın sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması olarak tanımlanmaktadır.       Kadınlarda orgazm bozuklukları sanıldığından ve erkeklerdekinden çok daha karmaşıktır. Ayrıca kadınlar orgazmı tetikleyen uyarının türü ve yoğunluğu açısından çok farklı tepkiler verirler. Bu nedenlerle orgazm bozukluğu tanısı çok dikkatli bir klinik değerlendirmeyi zorunlu kılar. Cinsel terapist kadının yaşı, cinsel deneyimi ve aldığı cinsel uyarının yeterliliğini eş ile olan cinsel güveni ve eş ile olan cinsel iletişimi titiz bir şekilde inceledikten sonra tanıya gitmelidir.   
Cinsel ilişki sırasında genital bölgede devamlı ve yineleyici ağrı olmasıdır. Kadınların önemli   bir kısmı hayatlarının bir döneminde bu ağrıyı geçirir.         Ağrılı cinsel ilişkide ağrı yüzeysel ve derin olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. Yüzeysel ağrılar vajinal enfeksiyonlar, jinekolojik ameliyatlar, doğum lezyonları, ilişki öncesi yeterli uyarı ve dolayısıyla ıslanma olmadan girilen cinsel ilişki vb. nedenlerden kaynaklanabilir. Klinikte sık rastlanan durum vajinal kuruluktur.
Uyarılma bozukluğu DSM-IV de sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde cinsel uyarılmanın yeterli bir ıslanma, kabarma tepkisini sağlayamama  ya da cinsel etkinlik bitene kadar bunu sürdürememe olarak tanımlanmaktadır. Cinsel uyarılma sorunu yaşayan kadınlar yeterli ön sevişme ve klitoral uyarı olmasına rağmen yeterince uyarılmamakta ve ıslanamamaktadırlar.             Ülkemizde kadınlardaki cinsel uyarılma sorununun ne sıklıkta olduğu kesin olarak bilinememektedir
 2