• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Çocuk İstismarında Tedavi Ve İstismarı Önleme

Çocuk İstismarında Tedavi ve İstismarı Önleme

         Çocuk istismarına giden yolun çok faktörlü olması tevsisinin de çok yönlü olmasını gerektirmektedir. Çocuk istismarında olumsuz aile koşullarının ve yetersiz ebeveyn bakım ve gözetiminin risk faktörü olması nedeniyle çocuğun tedavisine ek olarak ailenin de tedaviye dahil edilmesi gerekir. Cinsel istismar ve ensest  vakalarında aile tedavisinin uygun olmadığını savunan yazarlar vardır Sosyal hizmet öğretisinin pratik deneyimleri her tür çocuk istismarında bütün aile bireylerinin eğitici destekleyici rehberlik edici aile tedavisinden yarar gördükleri yönündedir.
        Ülkemiz koşullarında çocuk istismarı çok yönlü sorunları olan ailelerde daha çok görülmektedir. Bir başka değişle çocuk istismarı aile yaşam koşulları ile yakından ilgilidir. Kalabalık ve kaotik yapılı aile, yetersiz yaşam koşulları, işsizlik, sık sık yer değiştirme, çocuk eğitimi konularında çevresel destek kaynaklarından yoksun olma istismar riskini arttıran nedenlerdir. Tedavi programlarında ailelerin bu gibi problemlerine seslenilmesinin gerekliliğinin önemi kendiliğinden menkuldür.
        Vaka yönetiminde yabancılar tarafından gerçekleştirilen çocuk istismarı vakaları ile çalışmak aile içi istismar vakaları ile çalışmaktan çok daha kolaydır. Çoklukla aile üyeleri kendileri ve birbirleri ile yüzleşmekten çekinirler. Ailenin parçalanması, sosyal damgalanma ,suçluluk, yetersizlik, güvensizlik, aile üyelerinden birinin hapse girme olasılığı, ya da çocuğun evden uzaklaştırılması gibi el yakan konular gündeme gelir. Ayrıca istismarın açığa çıkması durumunda polis, sosyal hizmetler, aile ve çocuk mahkemeleri gibi diğer sosyal kurumların devreye girme olasılığı vardır.
        Cinsel istismarın en çok açığa çıkma şekli çocuğun kendisinin bunu söylemesidir. Kız çocuklarında kanama, düşük, gebelik ve doğum çocuk istismarının diğer otaya çıkma şekilleridir. Bu nedenle kadın doğum ve çocuk hastanelerinde hekim ile sosyal hizmet uzmanının işbirliği çok önemlidir. İstismara uğradığını söyleyen her çocuk hastaneye yatırılma yönünden değerlendirilmelidir. Hastaneye yatırma geçici de olsa çocuğun güvenliğinin yanı sıra gerekli tıbbi ve sosyal incelemelerin yapılmasına olanak sağlar. İlk müdahaleler tıbbi ve sosyal sorunlara yönelik olmalıdır. Bu ilk müdahale ve incelemenin ardından aile krizine seslenme onun ardından da yasal işlemlerin başlatılması süreci gelir.
        Çocuk istismarında bütün aile üyelerine teröpatik yaklaşım gereklidir. Yapılacak ilk iş güven verici destekleyici bir zemin oluşturmaktır. Tedavide çocuklarında dahil edildiği aile terapisi, çocuğun terapisi ve çiftin ebeveyn gruplarına katılmasının bir arada uygulandığı kombine tedavilerden daha iyi bir sonuç alınabilir.
        Çocuğun tedavisinde amaç çocuğun kendi duygu ve yeteneklerini tanıyıp harekete geçirmesine yardımcı olmaktır. Çocuğun tedavisinde çocukla yapılan kişisel çalışmada sosyal uyum,öz güven geliştirme kontrol duygusu, sorumluluk, duygularını tanıma ve sahip çıkma, yeniden güven yaratma, ve en önemlisi de suçluluk ve utanç duyguları üzerinde çalışılır. Resim çizme, oyun terapisi, büyük çocuklarda içini dökme tekniklerinden yararlanılır.
        İstismara uğramış bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey güvenebileceği bir yetişkin sesi duymaktır.Tedavide başlangıç noktası çocuğa inanmak ve bunu ona hissettirmek olmalıdır. Güven inşa etmek istismarın etkilerinin azaltılması ve giderek çocuğun iç bütünlüğe kavuşmasının önünü açar. 
        Aile terapisi oturumları aile bireylerinin birbirlerinin duygu ve düşüncelerini tanıma , kendilerini terapinin güvenli ortamında ifade etme, bütün aile bireylerinin istismar hakkındaki duygularını dillendirme ve istismarı dışarıda bırakan alternatif iletişim becerilerini öğrenmelerine olanak sağlar. Çocukların da dahil edildiği aile oturumları bozuk ebeveyn çocuk ilişkisini gözlemleme ve düzeltmeye zemin hazırlar. Aile, terapisttin modelliğinde istismar edici davranışların olmadığı bir deneyim yaşar. Bu deneyim ailenin yetersizlik duygularını azaltır. Çocuklarını tanıma , onların ihtiyaçlarına duyalı olma ve istismar edici davranışlar yerine daha iyi baş etme yollarını öğrenmelerine olanak sağlar.
        Aile terapisinin esas amacı ebeveynlerin istismar edici davranışlarını kabullenmeleri ve bu konuda sorumluluk almalarını sağlamaktır. Ebeveynler için bu kavrayışa ulaşmanın tek yolu terapist eşliğinde kendi çocukluklarını mercek altına alarak incelemeleridir.Bu oldukça zaman alan zor ve ebeveynler için acı verici bir süreçtir Ancak ebeveynler bir kez bu kavrayışa eriştiklerinde çocukları ile empati kurup onların neler yaşadıklarını ve neler hissettiklerini daha iyi anlayabilirler .Çünkü bu ebeveynlerin çoğunluğu kendi çocukluklarında şimdi çocuklarına yaşattığı şeyleri yaşamışlardır .Bu kavrayış ebeveynlere çocukları ile etkileşimde alternatif yaşantılar inşa etmelerine yardımcı olur Ebeveynlerin bu bağlantıyı kurarak aile tarihlerini kendi kişisel tarihleri aracılığı ile nasıl devam ettirdiklerini kavramaları kuşaktan kuşağa aktarılan istismar döngüsünü kırmanın en etkili yoludur.
        Aile terapisinde istismar fasit döngüsünü çalışmak bozuk ebeveyn –çocuk ilişkisinin düzeltilmesi ve özellikle fiziksel istismarın tekrarının önlenmesinde etkili bir yoldur. Sırası ile ceza kötüleşen ilişki öfke tekrar ceza şeklinde seyreden istismar döngüsünün aşamaları hakkında aileye bilgi verilir.Bu aşamaların her birinde neler hissettikleri ve neler düşündükleri üzerinde çalışılır.Bu teknik ebeveynlerin kendilerini kontrol etmelerine ,tetikleyicilere karşı tepkisel davranmak yerine uzlaşmacı ve sorun çözücü davranış şekillerine yönelmelerine yardımcı olur.

ÖNLEME
       
Dünyada çocuk istismarına yönelik koruma ve önleme çabaları 1970 yıllarında başlamış olup 1980 li yıllarda hızlanmaya başlamıştır.Bu hızlanma bir tarafı ile insan hakları konusundaki toplumsal gelişmelerle ilgili olmakla birlikte asıl nedeni çocuk istismarının giderek artması ve gerçek sayının kayıtlara geçen vakalardan çok daha fazla olduğunun düşünülmesidir.
        Ülkemizde ciddi toplumsal bir sorun olan çocuk istismarında korucu ve önleyici çabalar en az yasal uygulamalar kadar önemlidir. Bu nedenle devletin yasal uygulamaları ve girişimlerinin yanında üniversiteler belediyeler, sivil toplum örgütleri ve gönüllü kuruluşların katılımı ve iş birliği zeminine dayalı çok yönlü koruma ve önleme programlarına ihtiyaç vardır.
        Önleme ve koruma çalışmaları TV programları, hastane uygulamaları, kitaplar, broşürler, filimler, üniversite ortaöğretim, ilköğretim dersleri, dergiler, gazete tiyatro gibi araçlar vasıtası ile bütün topluma yaygınlaştırılıp çocuk istismarı konusunda toplumsal ve bireysel bilincin oluşması sağlanmalıdır.Çocuk istismarı bir şiddet türüdür.ve şiddetin hiçbir açıklaması ve izahı yoktur.Bu nedenle şiddete gösterilecek tolerans sıfır olmalıdır. Önleme ve koruma programlarında toplumun her kesimine ve ferdine bu mesaj açık ve net bir şekilde iletilmelidir.
Bu toplumsal ve bireysel bilinçlenme çabalarına ek olarak ayrıca çocuklara ebeveynlere, ve ilgili meslek guruplarına yönelik programlar geliştirilmelidir. Sağlık görevlileri, öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları psikologlar,polis ve jandarma ilgili meslek guruplarıdır Bu meslek gurupları içinde konu ile en ilgili olanı da sosyal hizmet uzmanlarıdır Bunun iki nedeni vardır. birincisi çocuk istismarı, yetişkinin çocuğu kafasında terk etmesi zemini üzerine kuruludur. Yetişkin iç dünyasında önce çocuğu terk eder. İstismar bunun arkasından gelir. Kısacası çocuk istismarı yetişkinin çocuğu içsel dünyasında terk etmesinin davranışsal bir belirtisidir. Sosyal hizmet uzmanları da yetiştirme yurtlarında,yuva ve kreşlerde ,sokak çocuklarının gözetimim ve rehabilitasyonunda hastanelerde, aile ve çocuk mahkemelerinde bir şekilde terk edilmiş dolayısı ile az veya çok her hangi bir şekilde istismar edilmiş veya edilme olasılığı olan çocuklar ve aileleri ile çalışırlar. İkinci nedeni istismar edilmiş çocuklara yönelik yasal uygulamaların gözetim ve rehabilitasyonu sosyal hizmetler çatısı bünyesinde sosyal hizmet uzmanları mahareti ile yürütülmektedir. 
Sosyal hizmet kuruluşlarının ve mensuplarının çocuk istismarı konusunda son derece hassas davranmaları ve bu konudaki en önemli meslek grubunu oluşturduklarının bilincinde olmaları gerekmektedir. Bu alanda yaşanılan en büyük sorunlardan birisi prosedür, yasalar ve yapılaşmanın standartlaştırılmasıdır. (Polat,2001)
        Bu nedenle sosyal hizmet uzmanlarının çocuk istismarının nedenleri ,belirtileri, değerlendirme tedavi ,önleme ve koruma konularında üniversite eğitimi kapsamında ve mezuniyet sonrası meslek içi eğitim yolu ile eğitilerek donatılması kaçınılmaz bir gereksinim gibi görülmektedir.
        Çocuk istismarının en önemli nedenlerinden biri gizliliktir. Ülkemizde istismarın gizli kalmasının önemli nedenlerinden biri bu konuda kesin tanımların yapılmamış olmasının yanında çocuğun nereye baş vuracağın ve istismarı dillendirmesi durumunda hangi süreçlerden geçeceği sağlık görevlileri ,polis, jandarma ailesi ve yakın sosyal çevresinin ve diğer ilgili toplumsal kurumların kendisine nasıl davranacağının belirsiz olması ve en önemlisi de güvenliği ve bakımının sağlanıp sağlanmayacağı konusundaki endişeleridir. Bu konuda kesin acık uygulanabilir çocuğun bakım, gözetim ve eğitimini güvence altına alan yapılanmanın oluşturulması gerekmektedir. Ensest konusundaki sağırlık ve dilsizliğin tedavi edilmesi etkili önleme yöntemlerinden biridir. Bunu tedavi etmenin yollarından biri sağlık görevlilerinin ,polisin jandarmanın ve diğer toplumsal kurumların kadınlara ve çocuklara yönelik kaba, duyarsız ve belirsiz davranışlarının yerine sorumlu ve yasal prosedür içinde davranmalarını sağlayacak düzenlemelerin getirilmesidir. 
        Koruma ve bakım hizmetlerine ek olarak aile desteği hizmetlerine öncelik verilmelidir. Aile desteği hizmetlerinden aile rehberliği, aile danışmanlığı aileye yönelik sosyal destek hizmetleri ve aile terapisi sosyal hizmetler il müdürlüklerine bağlı olan ve ilçeler çapında örgütlenmiş olan aile danışma merkezleri bünyesinde verilmesi hususunda yeteli koşullar mevcuttur.
        Çocuk istismarı bir tarafı ile kadına yönelik ayrımcılık ve aile içi şiddetin ikiz kardeşidir. Çocuğa yönelik fiziksel istismar başta olmak üzere duygusal istismar ve ihmal aile içi şiddetin hüküm sürdüğü ailelerde daha çok görülür. Çünkü şiddet şiddete zemin hazırlar. Çocuk istismarını önlemenin etkili yollarından biri kadına yönelik toplumsal ayırımın ve aile içi şiddetin önlenmesidir. 
        Kültürümüz ve eğitim sistemimize yerleşmiş olan dayak atılan yerde gül biter şeklindeki kökü çok eski tarihlere dayanan yaklaşımın doğru ve savunulacak bir tarafı yoktur ve dayağın çocuk sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu yanlış ve zararlı yaklaşım terk edilmelidir. Sağlıklı çocuk eğitimi ve rehberliğinde ceza uygulamasına gerek yoktur.
        Çocuk istismarını önlemenin etkili yollarından biri istismarın her ailede olabilirliğinin ilgili meslek gruplarından başlamak üzere ailelere ve çocuklara anlatılmasıdır. Mesleki uygulamalarımızda özelikle ensest ilişkide ailenin diğer erkek (dayı, amca vb)üyelerinin böyle bir şeyin olabilirliği konusunda büyük bir şaşkınlık ve bocalama yaşadıkları;” Siz böyle bir şeyin mümkün olabileceğine inanıyor musunuz? Sorusuyla sık, sık karşılaşmamız gözlemlerimiz arasındadır. Bu sorunun çeşitli amaçları olabilir. Bu kişiler ensest bir ilişkinin olabilirliğine inanamıyor olabilirler. Soru savunmaya yönelik olabilir. Ensest bir ilişkinin kendi ailelerinde olabilirliğinin kabul etmek istemiyor veya edemiyor olabilirler. Bilemedikleri bir şekilde kendi hemcinslerini korumaya yönelik olabilir. Görüşmecinin bu konuda yönlendirici davrandığının düşünüyor olabilirler. Gerçekten her tip istismarın her düzeyden ailede görülebilirliğini toplumun her kesimine duyurmak etkili bir önleme tedbiri olabilir.
Cinsel istismara uğradığını söyleyen her çocuğun söylediği aksi kanıtlanmadıkça doru kabul edilmelidir. Çocuklar boşanma öncesi ve boşanma aşamalarında ebeveynlerinden birisinin manüpule etmesinin dışında bu konuda nadir olarak yalan söylerler Cinsel istismara uğradığının söyleyen yada makul bir istismar şüphesi olan her çocuk hastaneye yatırılma yönünde değerlendirilmelidir Hastaneye yatırma çocuğun güvenliğinin sağlanmasının yanı sır a gerekli tıbbi ve sosyal incelemelerin daha sakin bir ortamda yapılmasına olanak sağlar.İlk müdahaleler tıbbi ve sosyal sorunlara yönelik olmalıdır. .İlgili meslek grubu mensupları makul bir istismar şüphesi ile karşılaştıklarında yada çocuğun bunu ifade etmesi durumunda ailenin ilgili mercilere başvurmasını beklemeden en kısa süre içinde il sosyal hizmetler müdürlüğü yada çocuk şübesine yazılı olarak bildirilmelidir.Bu sürecin uygulaması etkili bir koruma ve önleme biçimimdir.ve ailenin başvurmasından çok daha etkilidir. Aile size bildirimde bulunacağını söylese bile diğer aile üyelerinin baskısı ile bundan vazgeçebilir, başvuruyu geciktirebilir. hatta sabote edebilir. Bunun yanı sıra görevlilerin bildirimde bulunması vakanın kayıtlara geçirilmesini ve gereken incelemelerin yapılmasını mümkün kılar. dolayısı ile caydırıcıdır ve istismarın önlenmesine zemin hazırlar.

OLGU 1
       
DE 16 yaşında kız çocuğu olup kanama şikayeti hastanenin jinekoloji servisine yatırıldı.Hastanın yapılan doktor muayenesinde kanama sebebinin düşük yapmakta olduğu şeklinde değerlendirilmesinin takiben sosyal hizmet uzmana bildirilmesi üzerine hastanın annesi babası ve hastanın kendisi ile tek tek soysal kişisel çalışma ve aile görüşmesi yapıldı. Yapılan görüşmelerde ailede herhangi bir psikopatoloji izlenmedi. Ailenin ilgisiz aile olduğu; annenin zaman zaman ailenin yanından ayrılarak köye gidip tarla ektiği; aile dinamikleri açısından izole, aile içi sınırların ise belirsiz göründüğü; aile üyeleri arasında duygusal etkileşimin kopuk olduğu gözlemlendi. DE nin içine kapalı iletişimde isteksiz, tedirgin ve stresli olduğu izlendi. Hasta hastanede kaldığı süre boyunca duygusal yönden desteklendi.
        Hasta ve ailesinin ısrarla gebeliğin nasıl oluştuğu hakkında bir şey bilmediklerini ifade etmelerine rağmen DE nin 16 yasında olması ve düşük yapması cinsel istismarı düşündürdüğünden durum olduğu gibi ilgili makamlara yazılı olarak bildirilerek yasal işlemler başlatıldı.

OLGU 2
       
Doğum sancısı şikayeti ile doğum acil polikliniğine bakıcı annesi olduğunu söyleyen bir kişi tarafından getirilen SG nin yanında kimliği olmadığı ve tahminen 14-15 yaşlarında göründüğü ve annesinin babasının olmadığının öğrenilmesi üzerine vaka sosyal hizmet uzmanına havale edildi. SG ve bakıcı annesi olduğunu söyleyen kişi ile tek tek ve birlikte görüşme yapıldı. Yapılan sosyal kişisel çalışma sonucunda SG nin babasını hiç tanımadığı kendisi bebekken ceza evinde öldüğü; annesinin de bir bucuk yıl önce kanser hatalığından öldüğü Bulgaristan göçmeni oldukları ;annesinin hayat kadını işçiliği yaparak hayatını sürdürdüğü; GS nin annesi öldükten sonra dayısının ve teyzesinin yanına gittiği ancak akrabalarının senin kimin çocuğu olduğun belli değil gerekçesi ile kısa süre sonra kendisini eve almak istemedikleri :bunu takiben bir süre sokaklarda yaşadığı daha sora annesinin ölmeden önce zorda kaldığı zaman yanına gitmesinin söylediği kişinin yanına gittiği yaklaşık son üç aydan beri bu kişinin yanında kaldığı; sözü edilen bu kişinin ise annesinin uzun yıllar önce nikahsız olarak yaşadığı kişi olduğu; SG yi hastaneye getiren bayanın da sözü edilen adamın kız kardeşi olduğu bilgisine ulaşıldı. Vaka çocuğun kimlik ve yaş tesbitinin yapılması ve yasal sürecin başlatılması için çocuk büro amirliğine yazılı olarak bildirildi. Diğer taraftan kimsesiz ve bimekan olan SG nin koruma altına alınabilmesi için sosyal hizmetler il müdürlüğü ile bağlantı kuruldu. Çocuk polisi tarafından kimlik ve yaş tesbiti işlemleri ve taburculuğu takiben SG sosyal hizmetler il müdürlüğü tarafından koruma altına alındı.

OLGU 3
       
Üst solunun yolu enfeksiyonu ile hastane yatırılan 18 aylık OY nin annesinin bebeğine karşı olumsuz ve hırpalayıcı davranışlarının tedavi ekibinin dikkatinin çekmesi üzerine gerekli sosyal incelemenin yapılabilmesi için sosyal hizmet uzmanına havale edilmesi üzerine vaka ile çalışılmaya başlandı. Yapılan inceleme görüşme ve gözlemde annenin tutarsız, ilgisiz ve uyumsuz davranışları nedeniyle tıbbi tedavi ekibi ile birlikte yapılan değerlendirmede anne için psikiyatrik konsültasyon istendi. Yapılan konsültasyonda psikiyatrik rahatsızlığı olduğu düşünülen anne bebeğin babası ile de görüşülerek tedavi ve takibi için başka bir hastaneye yönlendirildi. Bebeğin hastanedeki refakati babaanne tarafından devralındı. 
        İlk iki vakada hekim muayenesi ile gebeliğin oluştuğu tesbit ve rapor edildiğinden dolayısı ile cinsel istismarın gerçekleştiği açık olduğundan vaka yönetimi ve takip edilecek işlemler diğer vakalara göre kolaydır. Çünkü ortada kesin bulgu vardır. Cinsel istismar giysisiz veya giysili göğüslere kalçalara genital organlara dokunmak ve teşhircilikten koitusa kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir. Göğüslere kalçalara genital organlara dokunmak şeklinde olan istismar türlerinde değerlendirme ve vaka yönetimi yukarıdaki vaka türlerinden çok daha zordur. Bütün istismar türleri içinde ensest kendine özgü dinamikleri nedeni ile değerlendirilmesi ve yönetimi en zor olanıdır.
        Çocuk istismarının tanımı ve sınırları kesin belli olmadığından bu tür vakaların değerlendirilmesi ve yönetimim ayrı bir güçlük arz eder.

KAYNAKLAR
1-Topcu ,Sedat,”. Çocukların Ve Gençlerin cinsel istismarı”, .Doruk yayınları.,1997
2-Polat,Oğuz ,”.Çocuk Ve Şiddet”. Der yayınları,2001
3-Taneli S, Albayrak C,Sivrioğlu y (1999) Ben Hasta Değilim.Nobel Tıp Kitap Evleri. S :531-540
4-Tüzün,.Ümran ,(2002)” Çocuk İstismarı”,Çocuk Ve Ergen Pisikiyatrisi, İstanbul, S.193-203
5-Mary J.,Sanders Ve Scott R.Brovn(2007)” Çocuk İstismarı”,Okul Öncesi Çocukların Tterapisi, S .206

Shu. Güldane KAVGACI
Aile ve Evlilik Terapisti &Cinsel Terapist


Çocuk Ergen Psikolojik Destek Hizmetlerimiz:

    -
Kardeş kıskançlığı 
   
-
Altını ıslatma(Enürasiz) 
    -
Hiperaktivite 
    -
Dikkat dağınıklığı 
    -
Tik bozukluğu 
    -
Üstün Zeka 
    -
Yalan Söyleme 
    -
Yıkıcı Davranışlar -
    -
Tırnak yeme 
    -
Oyun terapisi 
    -
Cinsel kimlik karmaşası 
    -
Fobi 
    -
Sınav kaygısı 
    -
Uyku Problemi 
    
-
Konuşma Problemi 
    -
Kekemelik 
    -
Öğrenme Güçlüğü 
    -
Özgüven Geliştirme 
    -
Gelişimsel Tarama Testleri 
    -
WISC –R zeka testi(06-16 yaş arası 
    -
Çocuk yetiştirmede aile tutumlarını değerlendirme 
    -
Çocukluk korkuları ile başetme 
    -
Çocukta saldırgan davranışların önlenmesi 
    -
Çocukta yıkıcı davranış sorunları ve çözümleri