• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Çocuk İstismarının Etkileri Ve Değerlendirme

Çocuk İstismarının Etkileri ve Değerlendirme

        İstismar edilen çocuklar hem aile içinde hem yakın sosyal çevreleri içinde hem de kendi içlerinde yalnızdır. Yaşadığı acı ile baş başadır Dışarıda ve kendi içlerinde acılarını koyacak bir yer bulamazlar. İstismara uğrama çocuğu nesneleştirir ve güçsüzleştirir. Duygularını, ihtiyaçlarını törpüler. İhtiyaç ve duyguları törpülenen çocuk giderek benliksizleşir. İstismarın bütün çocuklarda en belirgin ortak etkisi benlik eksikliğine neden olmasıdır. İstismarın çocuklar üzerindeki etkisi her çocuğun kendi öznel yapısına göre değişir. Genel bir kural olarak çocuğun yaşının küçüklüğü, istismarın tekrarlayıcılığı veya sürekliliği, zor kullanımının olması, istismarcının çocukla duygusal bağı olan kişilerden biri olması istismarın çocuk üzerindeki etkisini artıran etmenlerdir. Küçük çocuklarda öldürücü ve gelişimi durdurucu etkileri büyük çocuklara göre daha fazladır. İstismarın çocuk üzerinde bıraktığı ilk ve en büyük ortak etkisi korkudur. Can korkusu ve çaresizliğin korkusu. Bundan sonra gelen ikinci etki ise sevilen ve güvenilen kişinin karşısında duyulan acıdır. Bunun arkasından sırasıyla utanç ve öfke gelir.
        İstismar, çocuğun gelişimsel sürecini olumsuz yönde etkiler. Genel olarak her türlü istismar çocukta davranışsal, duygusal ve sosyal sorunlara neden olur.

SOSYAL SORUNLAR:kişiler arası ilişki problemleri, okul sorunları, arkadaş ilişkisi kurmada ve sürdürmede güçlük, düşmanca davranışlar suç işleme, kişilere aşırı bağımlılık veya uzaklık, yalnızlık, yabancılaşma, soyutlanma, katılık, ilgisizlik, tepkisel davranışlar bağlanma bozuklukları, samimiyet  sorunları, yalnızlık harekete geçme ve sorun çözme becerilerinin zayıflaması yetişkinlikte iş yaşamı ve eş ile ilgili sorunlar. İhmal edilen çocuklarda özellikle konuşma ve dil becerilerinde gecikme ve buna bağlı olarak kişiler arası ilişki kurmada bozulma görülür.
DUYGUSAL SORUNLAR: Utanç öfke, fobiler, duyguların bedene yansıtılması, parçalanmış kişilik, depresyon cinsel işlev bozukluğu, farklılaşmamış duygular, endişe ,anksiyete, suçluluk, duyguların bastırılması, özgüven eksiliği, intihar, gelişimsel gecikmeler, post tıravmatik stres bozukluğu, agresyon, güvensizlik, cinsel davranış ve cinsel özdeşimde bozulma dürtü kontrol eksikliği.

DAVRANIŞSAL SORUNLAR: Yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar kurban olarak sürdürülen bir yaşam çocuk suçları, tacizin yeniden yaşanması, saldırgan davranışlar, yeme bozuklukları, kendine zarar verme, evden kaçma, intihar girişimi, madde bağımlılığı, suç ve şiddete bulaşma eğilimleri, tepkisel davranışlar, ergenlerde rasgele cinsel ilişki kurma eğilimi, davranış bozuklukları küçük çocuklarda enüresis , enkopresis görülebilir. Ani davranış değişiklikleri istismarı dillendirmenin bir başka biçimi olabilir.
        Fiziksel istismar çocuğun duygusal, fiziksel, sosyal ve manevi sınırlarının aşılarak çocuğun benliğinin tahrip edilmesidir. Çocuğun elini kolunu bağlayarak çaresiz bırakır. Çocuk tehditlere zamanla uyum sağlar. Yaşamak için olanları içine atar. Çoğu durumda can korkusu ile istismarcıya bağlanır. istismarın en direk etkisi çocuğun kendini aşağılanmış hissetmesidir. Çocuk ne kadar şiddet görürse kendini o kadar değersiz görür. İstismar, çocuğun kendisini kusurlu ve aşağılık hissetmesine neden olarak seçeneklerini yok eder. Bireyselleşmesini engelleyerek istismarcıya bağımlı hale getirir ve çocuk çaresiz olduğuna inanmaya başlar. Gerçekten de çocuklar yetişkinlerin gücü karşısında çaresizdir. Fiziksel istismarın yarattığı utanç ancak cinsel istismarla boy ölçüşebilir. İstismar sonucu oluşan utanç bir kez çocuğun iç dünyasına yerleştikten sora geri dönüşümsüz bir takım otomatik sonuçlara sebep olur. Çocuğa kişi olarak kendini kusurlu hissettirir. Kusurlu hissetmek çocuğun harekete geçme ve sorun çözme becerilerine ket vurur. Bu durum çocukta kendi yaşamı için yapabileceği bir şey olmadığı inancını besler. Çocuğun otonomi ve yaşamını kontrol etme yeteneği tahrip olur. Böylece çocuğun yaşamı ve tepkileri istismar sonucu çocukta oluşturulan utanç tarafından belirlenir ve kontrol edilir. 
        Fiziksel istismar insanın yaşamının temeline yöneltilmiş bir saldırıdır. İnsanın varlığının temelini sarsar. Beden sınırlarına yöneltilen bu saldırı çocuğun benliğinin özünü yaralar.
        Duygusal istismar en yalın anlamı ile çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel evreye özgü olan duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmamasıdır. En yaygın etkisi çocuğun duygularının bastırılmasıdır. Oysa çocuğun duyguları yaşamak için onun en temel güçlerinden biridir. Çünkü çocuk ihtiyaçlarını duyguları aracılığı ile bilebilir. Duygularının bastırılması onun yaşam enerjisinin bastırılması ile aynı anlama gelir. Aynı zamanda çocukluğa özgü duygu düşünüş ve davranışlarının bastırılması onun çocukluğunu yaşamasını engellemektir. İnsanlar önce çocuk sonra yetişkin olur. İyi bir yetişkin olmanın ön koşulu iyi bir çocukluk yaşantısına bağlıdır.
Çocuğun duygularının bastırılması doğal gelişimini yolundan saptırır. Duygusal ve sosyal ihtiyaçları karşılanmayan çocuk o gelişim evresine takılıp kalabilir. Bu takılma onun büyümesini durdurabilir. Çocuk kendi ihtiyaçlarını tanımadığı için bağımlı bir kişilik geliştirebilir. Bu çocuklar çok erken yaşlardan ihtibaren yaşamak için ebeveynlerinin duygusal gereksinimlerini karşılamaları gerektiğini öğrenerek bireyselliklerinden taviz verebilirler Diğer taraftan duygusal istismara maruz kalan çocuklar kendilerine yöneltilen olumsuz duygu ve davranışları içselleştirirler.
      İlgi, zaman, duygusal ilgi ,yönlendirme, iyi örnek olma, ayna tutma, dokunulmak ve sıcaklık, değerverilmek, kabullenilmek, güven,f arklılık, bireysellik, güvenirlilik, tutarlılık ve sevgi gereksinimleri sağlıklı bir biçimde karşılanmayan çocuklar bu ihtiyaçlarını sağlıklı olmayan yollardan karşılamaya çalışırlar. Kötü çocuk olarak değerlendirilmek belirtisel olarak davranmak, ailenin başarısız tipi olmak, bu ilgi ve desteği almanın yollarıdır.
        Tüm istismar tipleri içinde en tahrip edici olanı cinsel istismardır. Cinsel istismar türlerinin içinde en utanç verici olan da ensestir. Diğer istismar türlerine oranla çocukta en büyük utancı yaratır. Cinsel istismarda çocuğun fiziksel duygusal ve manevi sınırları aşılır Çocuğun bu yükün altında benliği ezilir ve utanç yaratır. Ancak enseste bütün bunların yanı sıra çocuğun güvendiği akrabalık bağı olan bir yakının ihaneti de söz konusudur. Çocuk çocukluğa özgü gelişimsel özellikleri nedeni ile bütün bunların kendi hatası olduğunu düşünmeye başlar. Böylece benliğin hasarı ve utanca bir de suçluluk duygusu eklenmiş olur. Cinsel istismar çocuğun doğal bir özelliği olan cinselliğini tahrip eder.
        Çocuk istismarının en önemli uzun dönemli etkilerinden biri istismarın döngüsel olarak kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır. İstismar edilen çocuk saldırgana bağlanır. Bu onun çaresizlik ve güçsüzlük duygusunu yenmenin bir sonucudur. İstismarcıya bağlanan çocuk kendi gerçekliğini yitirerek saldırganın yerine geçer. Saldırganla özdeşleşir. İstismarın döngüsel olarak kuşaktan kuşağa aktarılmasının nedeni de budur. İstismarcıların çoğu bir zamanlar kendisini istismar eden kişilerle özdeşleşmiş kişilerdir. İstismarın kuşaktan kuşağa aktarılmasının diğer olası bir nedeni de istismarcıların sınırlı ana babalık becerilerine sahip olmaları ve bu konudaki sınırlı davranış kalıplarıdır .Bunun nedeni de çocukluklarında iyi ana babalık modellerinden yoksun olmalarıdır.

DEĞERLENDİRME
        Mahkemelerde ya da diğer sağlık kurumlarında görevlendirmenin yanı sıra bir sosyal hizmet uzmanı olarak hem ayaktan hem de yataklı servis ortamlarında istismara uğramış çocukları değerlendirme, tedavi ve rehabilitasyonlarının gözetimi sürecine dahil olabildiğimiz gibi bir çocuk sağlığı merkezinde disiplinler arası bir ekiple birlikte çalışıyor olabiliriz.
        Görüşmecinin çocuğa ne olduğunun ortaya çıkarmak çocuğun gelişimsel özellilerinin farkında olmak; mevcut durumun olası farklı açıklamalarının da olabileceğini göz önünde bulundurmak; aileye destek olmak ve kayıt tutmak gibi birbiri ile örtüşen bir dizi görevleri vardır. Bu hedeflere duyarlı bir tavır içinde ulaşılmaya çalışılmalıdır. Değerlendirmede istismarın tipi başlangıcı süresi ve sıklığı istismarcının kim olduğu tespit edilmeye çalışılmalıdır. Bundan sonraki aşamada toplanan bilgiler çocuğun istismardan ne tür bir zarar gördüğünü değerlendirmeye izin verebilir.
        İstismara uğramış çocuklar bir dizi duygusal sosyal ve davranışsal belirtiler gösterir. Genel bir kural olarak fiziksel istismara uğramış çocuklar saldırgan davranışlar gösterme cinsel istismara uğramış çocuklar ise uygunsuz cinsel davranışlar gösterme eğilimindedir.
        Korku, kaygı, kabuslar, fobiler, depresyon, düşük benlik algısı, öfke, düşmanlık, duygusal duruma bağlı psikolojik belirtiler, intihar davranışları, travma sonrası stres bozukluğu, bedensel yakınmalar, enkopresis, yeme bozukluğu gibi belirtiler her hangi bir çocuk istismarında görülebilir.
        Anormal cinsel davranışlar, cinsel ilişkiyi taklit etme, aleni mastürbasyon,  sık sık genital organlarını gösterme, diğer insanları soyundurmaya çalışma, diğer insanlara sürtünme, cinsel uyaranlardan tedirgin olma ve kaçıma, ani anormal davranış değişiklikleri, ergenlerde rasgele cinsel ilişki kurma eğilimleri genel bir kural olarak cinsel istismarda görülür.
        Fiziksel istismara uğramış çocukların ana ve babalarının belirli özellikleri vardır. Tipik olarak çocuğun yaralarının tedavisinde geç kalmışlardır. Ebeveynlerin anlattığı öykü aklın takibinde değil gibidir ya da bulgularla uyumlu değildir. Tekrarlayan şüpheli çeşitli yaralanmalar vardır. Ebeveyn bir başkasını suçlayabilir yada çocuğun kendisinin yaptığını söyleyebilir.
        Ensest ve tekrarlayan istismar vakalarında olayların genellikle bir sıralaması olur. Sırası ile istismarcının çocuğu özel bir ilişkiye girmek için kandırmaya çalıştığı dönem.  Cinsel davranışın daha az yakın olanından daha fazla yakın olanına doğru ilerlediği cinsel etkileşim dönemi .Tacizin ortaya çıktığı dönem. Ailenin çocuğu sözlerini geri alması için zorladığında yaşanan baskılama dönemi.
        Bazen çocuk bir süredir cinsel tacize uğramakta ise çocuk ta bu duruma uyum sendromu gelişebilir. Gizlilik, çaresizlik, tuzağa düşürülme ve uyum. Geç kalmış ikilemli inandırıcı olmayan davranış, geri çekilme, insel tacize uyum sendromu belirtileri olabilir. Bu uyum süreci çocuğun ebeveynlerinin isteklerine hiç şikayet etmeden yanıt vermeyi öğrenmesi ile kareterizedir. Çocuk uyum sağlamak için kendine yollar bulur. Aileyi bir arada tutmak için gizliliği sürdürebilir ya da değişkenlik gösteren davranışlarda bulunabilir.
        İstismarın bir defa ile sınırlı yada tekrarlayıcı bir şekilde olup olmadığı çocuğun psikolojik ve sosyal durumu gözlemlenerek ayırt edilmeye çalışılır. Bir olayın anılarının tekrar, tekrar göz önünde canlanması yada hatırlanması ,tekrarlayıcı davranış korkular, insanlar ve yaşam ve gelecekle ilgili değişmiş tutumlar genellikle hem tek olay hem de tekrarlayan istismar olaylarında görülür.
        Tek olay yaşayan çocuklar geçirdikleri travmalarını akıllarında canlı tutar. Olayla ilgili anıları tam ve ayrıntılıdır. Olaya sebep olacak nedenleri geriye dönüp araştırma, gerçekleşeceğine dair belirtilere karşı aşırı bir ilgi ve hassaslık ve zaman çarpıtmaları görülebilir. Tekrarlayan cinsel istismar yaşamış olan çocuklar katı bir inkar ve içsel duyarsızlaşma gösterirler.
        Çocukta görülen normal cinsel oyunlar taciz olarak kabul edilmemelidir. Bu konu değerlendirilirken çocuklar arasındaki yaş farkı, gelişimsel düzeyi, çocuklardan birinin zor kullanıp kullanmadığı, dikkate alınmalıdır. İstismara uğramış olma olasılığı olan çocuk değerlendirilirken öncelikle çocukla yakınlık kurulmalı ve çocuğun sosyal beceri ve bilimsel yetenekleri resmi olmayan bir biçimde gözlenmelidir. İleriki görüşmelerin zeminini oluşturacak bir set oluşturulmalı yönlendirici olmayan acık uçlu sorular sorarak uygun bir görüşme modeli olunmaya çalışılmalıdır. Nadir de olsa çocuklar da yalan söyleyebilirler. Görüşmeci bu durumu göz önünde bulundurmalıdır. Çocukla bu görüşmede yalandan yapmanın yada hayalin değil sadece doğruları anlatılacağına dair bir anlaşma yapılarak gerçeği söylemenin altı çizilmelidir. Görüşmeye bugün benimle neden görüştüğünü biliyor musun gibi genel sorulardan başlanır. Eğer gerekli ise sana her hangi bir şey oldumu? sana her hangi biri bir şey yaptı mı? gibi daha ilerleyici sorularla devam edilir.
Resim çizme çocuğun açılmasında duygularını anlatmasında yararlı olabilir. Örneğin görüşmeci bir insan resminin dış hatlarını çizer. Çocuktan her beden parçasını eklemesi isimlendirmesi ve işlevini anlatması istenebilir. Eğer cinsel istismardan şüpheleniliyorsa görüşmeci cinsel organlar anlatıldığında çocuğun bedenini bu bölümünü bir başka kişide görüp görmediği ve kimin çocuk üzerinde bu bölümü gördüğünü yada dokunduğunu sorabilir. Görüşmeci fiziksel istismardan şüpheleniyorsa vücudunun her hangi bir bölümünün incinip incinmediğini sorabilir. Tekrarlayan sorulardan ve belirli yanıtları ödüllendirmekten özellikle kaçınılmalıdır. Görüşmeci çocuğa inandığını hissettirmelidir. Çünkü istismara uğrayan çocuklar kendilerine inanılıp inanılmaması konusunda çok hassastırlar. Uğradıkları istismarı dillendirememenin bir nedeni de kendilerine inanılmaması ihtimali ve dolayısı etraflarında güvenebilecekleri bir yetişkin olmamasıdır. Bu nedenle görüşmede ergenler ve ön ergenle son derece ihtiyatlı davranırlar. Söyledikleri her kelimeden sonra görüşmecinin tepkisini gözlemleyerek konuşmalarının nedeni budur.
      Çocuğun söylediklerinin güvenirliliği ayrıca değerlendirilmelidir. Eğer çocuk erişkin terimlerini kullanmaktan çok kendi terimlerini kullanıyor öyküyü kendi bakış açısı ile anlatıyorsa, duyguları öykü ile uyumlu ise ayrıntıları iyi hatırlıyorsa çocuğun güvenilir olabileceği düşünülebilir. Çocuğun ifadelerinin zaman içinde giderek tutarsızlaşması söylediklerinin dramatik ya da inandırıcı olmaması çocuğun söylediklerinin güvenirliliğini azaltan ip uçlarıdır. İstismara uğramış olabilecek bir çocuğun değerlendirilmesinde aile görüşmesi kıymetli bir çalışmadır. Ebeveynlerle yapılan görüşmede çocuğun gelişimi, belirtilerin başlangıcı ve süresi, çocuğun gelişimsel, tıbbi, sosyal ,okul öyküsü;ebeveynlerinin ebeveynlik tutumları çocuktan beklentileri, ailenin ve çocuğun güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirmek mümkündür. Bu bilgiler vakanın yönetiminde son derece önemlidir.
        Görüşmeci bir taraftan ailenin konuya tepki ve tutumlarıyla da uğraşmak durumundadır. Aile öfkeli ve kızgın olabilir. Öfkesini görüşmeciye yöneltebilir. Bazı aileler çocuğun istismara uğramış olma olasılığını önemsemeyebilir hatta inkar edebilir. Diğer bazı aileler ise durumu abartma eğiliminde olabilir. Bazen kızgınlıklarını görüşmeciye yansıtabilirler. Diğer taraftan görüşmeci de yeterli gözetimi yapmadığı için aileye ya da istismarcıya kızgınlık duyabilir. İstismarın açığa çıkması durumunda çocuğun bundan sonraki selahiyeti hakkında endişeleri olabilir. Görüldüğü gibi görüşmeci bir taraftan kendi iç süreçleri ile de baş etmek durumundadır. Genel bir kural olarak ebeveynlerde en çok şaşkınlık ve kafa karışıklığı görülür.
        Ben bu tür vakalarla çalışmak durumunda kaldığımda tam bir aile görüşmesini kıymetli bir çalışma olarak görürüm. Bunun için önce çocukla sonra ayrı ayrı her iki ebeveynle ve hem çocuk hem ebeveynlerin de dahil olduğu aile görüşmesi oturumları yaparım. Varsa diğer aile üyelerini de bu görüşmelere dahil ederim. Görüşmeler sırasında ebeveyn çocuk ilişkisini dijital (sözel) ve anolojik (beden dili )yönlerinden gözlemlerim.
        Aile görüşmeleri, ailenin fonksiyonelliği ya da disfoksiyonelliği; ailenin hangi yaşam evresinde bulunduğu; kontriksiyonu (yapılanması); eşler arasındaki entegrasyon, ailenin kaotik bir yapıya sahip olup olmadığı ebeveyn çocuk ilişkisi; çocuğun ve ailenin güçlü ve zayıf yönleri; ailenin ne tür bir desteğe ve tedaviye gereksinimi olduğu ve en önemlisi de ailenin bundan sonra çocuğu koruyup koruyamayacakları gibi konular hakkında hızlı bir biçimde bilgi toplamayı mümkün kılar.
        Edindiğim bu bilgileri daha sonra oluşturulacak tedavi formülasyonu ve müdahaleler hususlarında önümü aydınlatacak olan değerli yol göstericiler olarak görürüm. Çocuk istismarında ailelerle çalışmanın ve bu çalışmadan elde edilen bilgilerin vakanın yönetiminde çok kıymetli bilgiler olduğunun altını ne kadar çizsek azdır.

Shu. Güldane KAVGACI
Aile ve Evlilik Terapisti &Cinsel Terapist


Çocuk ve Ergen Terapisi ile ilgili Makalelerimiz